18 Ağustos 2013 Pazar

Ailem - 19 Ağustos 2013 / 01:37

...duştan yeni çıktım,
damla damla her yanım...
gecenin 29 derece sıcaklığı termometreyi bile sıkmıştır artık.
bu kadar nem fazla geliyor çarşaflara.

Kadınla Rexx'ten geldik birkaç saat önce,
Tarihe iz: Wolverine 21:15 matinesi.
Yolda gelirken araba bir Efes açtım, ağır ağır ...

Aslında ne olacağı belli olmayan sıkıcı bir güne uyanmak üzere uyumalıydım...
fakat olmadı...

Yine aynı seansler, hep ölmeğe dair.
Ölüm'e dair. 

Beni bilmeğe çalışanlar
Bildiklerini sanıp uzaklaşanlar
Güçlü sanıyorlar!
Oysa onların 'Ölüm' derdi hiç olmadı.

Kendim mi korkuyorum ölmekten, yoksa Anne Baba kaygısı mı bu iyi biliyorum.
Benim gibi adanmışlar! 
Ebeveynlerinden başka bir şey düşünmezler ilk çemberde.
İlmik ilkinde yavaş gerilir, geç gerilir Tanrı uygun görürse!
Sonra bir bakmışsın hoca musallanın başından sesleniyor;
'Yalnızsın Oğul'
'Artık tek kaldın Evlat'
İşte bu benim ayaklı Kabusum!
Ayaklar bana ait, yani gittiğim yere taşıyorum bu kabusu.
Daha çok banyoda duş alırken kabuslar çöküyor üstüme,
sonra yatakta cebelleşirken uykuya gelmeden önce...

Düzgün bir ailenin kalmadığı günümüzde,
Ben Ailemden ibaretim;
fazla kalabalık bir nüfus değil ayrıca.
Annem ve Babam.

Saf Sevgiden doğurmuş Annem beni
ve Babam fedekarlıktan; Zekadan.

Benim ölebilmem Tanrı'nın emrinden önce...
Olanaksız görünüyor.

En iyinin (öyle olduğunu düşünüyorum) kıyısında nefes alan ben,
Aslında acılardan geçtim bir ömür!
Her nefesimde her yanımda Tanrı, 
Bir yanımda Azrail.

Şimdi uyumalıyım,
Cesaretim yok daha fazla yazmaya...
En azından şimdilik.

Cengiz