Aslında her defasında istemeden yazdığım bu blogları, ileriye dönük bir suikast aracı olarak görüyorum.
Cengiz Yolu'nda ne yazmalı mesela? bunu bile unuttum, ilk çıkış noktam kendime eziyet çektirmek miydi bilmiyorum...
Facebook bugün belki de doğum günüme özel geçmiş arşive kolayca ulaşma imkanı tanıdı.
Hepsine bakabildim bu sayede, geçmişte yazdıklarıma, hayatıma giren çıkan dostlara...
Koca bir boşluk var ortasında hayatın!
Ben şunu gördüm aslında bu 40. senenin 1.gününde, aslında bu yeni bir şey değil ama buraya ilk kez yazıyorum;
Eskiden getirmediğin insanlar, sonradan kalıcı olmuyorlar. 22-24 yaşlarına kadar kök saldığın arkadaşların senin ebediyete gidiyor. Bu söylem belki de benim statümle alakalıdır ama genel gözlemim bu yönde.
Neden doğum günümün metinlerine böyle bir giriş yaptım?
Çünkü ben yalnızlıktan çok çektim, sıradanlıktan ve sığlıktan çok ama çok inanılmaz çektim.
Kendimi zenginleştirirken, bunların aslında bana lazım olmadığını bilemedim.
Bir insanla bir iletişim kuracaksanız onunla denk ve aynı seviyede olmanız gerekmez mi?
Ne diye derinlere dikey bir iniş yapıyoruz ki?
Saçma!
7 yıllık evlilik hayatı, 39 yıllık yaşam serüveni, 10 ay 16 günlük Venüs yaşamı...
Hepsi ne için? neye hizmet ediyoruz?
Şu an alabileceğim en yüksek sorumluluğu alarak bir evlat dünyaya getirdik.
Ne kadar hazır olduğumu çokta sorgulamadan, geç kalmışlık hissi ve dedemin verdiği itici güçle çocuk yapmaya evet dedik.
Plans ız mıydı? asla
Zamansız mıydı? asla
Fakat hiçbir zaman aslında hazır olamadık, bunu bugün itiraf etmeliyim.
Çünkü ruhen o olgunluğa uzun zamandır hazır olsam bile maddi olarak hiç bir zaman bağımsız olamadık.
Yapabileceğimiz son hamle ofisi yüksek kiradan, düşüğe taşımaktı onu gerçekleştirdik ve Venüs'ün gelişine evet dedik.
Allah bize inanılmaz bir Kız Çocuğu bağışladı!
Öyle bir inanılmaz ki! hala inandığımı tam olarak söylemem güç.
Annesine benzeyen, güzellikte sınır tanımayan, Allah'a olan hayranlığımı defalarca kez yükselten bir Kız Çocuğumuz var bizim.
Şimdi en büyük korkum Venüs'ün geleceği,
Ve Anne Babamın sağlığında biraz hayatı yaşayabilmek, ot gibi ölmemek.
Bu yaşa geldim, başaramadıklarımdan Ağrıya yol olur.
Cumhurbaşkanlığı, Dünya Başkanlığından düştüğüm hallere bak...
Migros'a girip 1 kg mandalinanın hesabını yapıyorum.
Durumum bu 40 yaşına girerken, başkanlığın biraz uzağında...
Ha şükretmiyor muyum? elbette her saniye şükrediyorum, ve sürekli bu durumda değilim.
Ama 9 ay muhtaç haldeyim kendi standartlarımda... kaldı ki benim çocuğum Kız.
En iyi şartlarda yetişmesi ve en iyi donanıma sahip olması gerekiyor.
Derdim ve mutsuzluğum sadece maddiyat değil, Seda'nın hacmi, özel hayatımız, özel yeteneksizliklerimiz, boş vakitlerimiz hepsi batıyor bana.
Kısaca mutsuz demek çok ağır olur ama Venüs'ten ayrı geçen her saniye ciddi bir sıkıntılı ruh hali ve maddiyattan dolayı endişeli bir duruşum var.
Şimdi söyleyin bana, 40 yaşını ben ne yapayım bunca kafa karışıklığı ve endişeyle?
Eksper projesi tutmak zorunda, başka bir alternatif şu an göremiyorum.
En yakın zamanda bizi doğru yola ulaştıracak tek çıkış noktası bu.
Gerisini düşünmek bile istemiyorum.
39.yaşımda yanımda olan kimse olmadı,
0 arkadaş,
0 dost.
Hakkım Haram Zıkkım olsun hepsine.
İstisnasız hepsine.
15 Aralık 2017 Cuma
30 Kasım 2017 Perşembe
Blues tadında
1 Aralık 2017 / ilk saatler...
Yazıları birleştireyim dedim, tonlarca blog arasında biraz temizlik yapıp kendi arşivimi Venüs için saklayayım dedim ama teknoloji blog sistemini değiştirmiş, eskisi gibi birleştirmeye izin vermiyor.
O yüzden her yazı ait olduğu blogta kalmaya devam edecek şimdilik.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aralık ayına yüklediğim anlam gereği değil, A'nın tersi sayılan kızım için yazıyorum...
Ama bu yazma isteğinin Aralık'ın ilk gününe denk gelmesi tamamen Blues'un çekiciliği ile alakalı.
Aradan uzun zaman geçti ve artık Venüs'le karşı karşıyayım.
Pandora'nın karnından bir Melek çıktı.... ama hayır hayır öyle şirinize etmek istemiyorum kızımı.
Ne meleği? o düpedüz bir enerji.
Yönü belli olmayan, her an her şeyi yapabilecek bir enerjinin sahibi.
Babasının eski zihinsel aktiviteleri yerini farklı ve gereksiz oyalanmalara kaptırdığı için fazla bir şeyler yazamadım belki ama instagram'da düzgün bir günlük tutmayı başardım.
Venüs'ün gelişi bir çok şeyi Jet hızıyla toparladı hayatımda.
Olumsuz atmosferimi, yerleşik pürüzleri, maddi sıkıntıları Venüs'ün getirdiği enerji ile aşabildiğimi söyleyebilirim.
Hala inanması güç olsa bile ''bir anda Central Hospital'ın'' önünde araba almaya karar vermek ve gelir dengemin bozuk olmasına rağmen öderim demek hep Venüs Enerjisi ile alakalı.
Kızım için çıldırıyorum, yanından ayrılamıyorum, ayrılmak istemiyorum, aşırı yorucu olabiliyor ama işsel hareketlerin dışında yanından ayrılmamaya çalışıyorum.
Deli bir Aşk besleyeceğimi en başından beri biliyordum ve farklı da olmuyor.
Tutkulu bir Babayım kızıma karşı, tıpkı Karıma olduğu gibi ve fazlası ...
Venüs fiziksel, zihinsel ve yaratıcılık olarak tüm kainatın önünde.
ve bu cümleyi yazmak bende bir ego sebebi değil, parada kazanmıyorum böyle yazınca.
Venüs'ün gözlem yeteneği 0 günlükten beri var ve ilk doğduğu saniye itibariyle gözler açık kulaklar açık ve radar kendini tanımlıyor...
Kimse 1 haftalık bebeğin Ayna'da gözünü kırpmadan kendini izlemesini ve yöne tepki vermesini açıklayamaz... hem kimse umurumda değil, bunu kime yazıyorum ki.
Venüs farklı bir duygu, benim için enerji. Kudretli bir Enerji benim kızım.
Artık kendimi konumlandırdığım yer çok farklı hayatta.
Korkularım hiç yok mu? elbette var, ama çoğunluğu Venüs öncesi ailemle ve kendi sonsuzluk meraklısı güdülerimle alakalı.
Venüs'ün bu cümleleri çok sallayacağını sanmıyorum, Venüs'ün benim ruhsal alemimi pek sallayacağını tahmin edemiyorum.
Neyse, her ne şartla olursa olsun ben durgun ve netim eski yaşantıma göre.
İyiyim ve sağlıklıyım.
Faydalı şeyler yapmak istiyorum, annem babam kızım ve eşim için.
Faydalı ve kalıcı her ne olursa.
İçten gülen bir fotoğraf karesi en büyük hediyedir bana.
Ama çerçeveletecek kadar da cesur değilim, yada bunun cesurlukla alakası da yok, salak değilim diyeyim.
Unutmamak gerekiyor bu hayatın bir son saniyesi var her ölümlü için.
Sonra o duvardaki tabloları bir yerimize mi sokacağız ağlar vaziyette.
Şimdilik böyle düşünüyorum.
Eyy Aralık hoşgeldin.
Allah'ım sana Şükürler olsun.
Lütfen namaza başlayayım, bir evim olsun, bir odam olsun işyerimde.
Görev olarak kabul ettiğim ve vicdanen rahatsız olduğum bu eksikliği gidermem için lütfen yardım et Allah'ım...
Kızım ve kendim için.
02:40
Yazıları birleştireyim dedim, tonlarca blog arasında biraz temizlik yapıp kendi arşivimi Venüs için saklayayım dedim ama teknoloji blog sistemini değiştirmiş, eskisi gibi birleştirmeye izin vermiyor.
O yüzden her yazı ait olduğu blogta kalmaya devam edecek şimdilik.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aralık ayına yüklediğim anlam gereği değil, A'nın tersi sayılan kızım için yazıyorum...
Ama bu yazma isteğinin Aralık'ın ilk gününe denk gelmesi tamamen Blues'un çekiciliği ile alakalı.
Aradan uzun zaman geçti ve artık Venüs'le karşı karşıyayım.
Pandora'nın karnından bir Melek çıktı.... ama hayır hayır öyle şirinize etmek istemiyorum kızımı.
Ne meleği? o düpedüz bir enerji.
Yönü belli olmayan, her an her şeyi yapabilecek bir enerjinin sahibi.
Babasının eski zihinsel aktiviteleri yerini farklı ve gereksiz oyalanmalara kaptırdığı için fazla bir şeyler yazamadım belki ama instagram'da düzgün bir günlük tutmayı başardım.
Venüs'ün gelişi bir çok şeyi Jet hızıyla toparladı hayatımda.
Olumsuz atmosferimi, yerleşik pürüzleri, maddi sıkıntıları Venüs'ün getirdiği enerji ile aşabildiğimi söyleyebilirim.
Hala inanması güç olsa bile ''bir anda Central Hospital'ın'' önünde araba almaya karar vermek ve gelir dengemin bozuk olmasına rağmen öderim demek hep Venüs Enerjisi ile alakalı.
Kızım için çıldırıyorum, yanından ayrılamıyorum, ayrılmak istemiyorum, aşırı yorucu olabiliyor ama işsel hareketlerin dışında yanından ayrılmamaya çalışıyorum.
Deli bir Aşk besleyeceğimi en başından beri biliyordum ve farklı da olmuyor.
Tutkulu bir Babayım kızıma karşı, tıpkı Karıma olduğu gibi ve fazlası ...
Venüs fiziksel, zihinsel ve yaratıcılık olarak tüm kainatın önünde.
ve bu cümleyi yazmak bende bir ego sebebi değil, parada kazanmıyorum böyle yazınca.
Venüs'ün gözlem yeteneği 0 günlükten beri var ve ilk doğduğu saniye itibariyle gözler açık kulaklar açık ve radar kendini tanımlıyor...
Kimse 1 haftalık bebeğin Ayna'da gözünü kırpmadan kendini izlemesini ve yöne tepki vermesini açıklayamaz... hem kimse umurumda değil, bunu kime yazıyorum ki.
Venüs farklı bir duygu, benim için enerji. Kudretli bir Enerji benim kızım.
Artık kendimi konumlandırdığım yer çok farklı hayatta.
Korkularım hiç yok mu? elbette var, ama çoğunluğu Venüs öncesi ailemle ve kendi sonsuzluk meraklısı güdülerimle alakalı.
Venüs'ün bu cümleleri çok sallayacağını sanmıyorum, Venüs'ün benim ruhsal alemimi pek sallayacağını tahmin edemiyorum.
Neyse, her ne şartla olursa olsun ben durgun ve netim eski yaşantıma göre.
İyiyim ve sağlıklıyım.
Faydalı şeyler yapmak istiyorum, annem babam kızım ve eşim için.
Faydalı ve kalıcı her ne olursa.
İçten gülen bir fotoğraf karesi en büyük hediyedir bana.
Ama çerçeveletecek kadar da cesur değilim, yada bunun cesurlukla alakası da yok, salak değilim diyeyim.
Unutmamak gerekiyor bu hayatın bir son saniyesi var her ölümlü için.
Sonra o duvardaki tabloları bir yerimize mi sokacağız ağlar vaziyette.
Şimdilik böyle düşünüyorum.
Eyy Aralık hoşgeldin.
Allah'ım sana Şükürler olsun.
Lütfen namaza başlayayım, bir evim olsun, bir odam olsun işyerimde.
Görev olarak kabul ettiğim ve vicdanen rahatsız olduğum bu eksikliği gidermem için lütfen yardım et Allah'ım...
Kızım ve kendim için.
02:40
11 Ocak 2017 Çarşamba
Ocak 12 - içimden geçenler...
Ne Söyleyebilirim Ki
...zor Günlerin Arefesindeyim Ve Bu sanki Bana Hiç Bitmeyecekmiş Gibi Geliyor,
Senin Telaşınla Ve Merakınla Dakikaları Sayarken, Içimdeki Korku Dağları Erişilmez Oluyor .
Sen Gelene Kadar Bütün Savaşları Bitirmek Istiyordum Ama Henüz Bitmedi, Başaramadım, Galip Gelemedim Ve Şu An Sadece Direniyorum.
Senin En Güzel Günlerinde, En Eşsiz Ve Mükemmel anlarında Yanında Olmalıyım, Çünkü Bunun Tekrarı Yok!
Belki De Hayata Sadece Bunu Yaşamak Için Geldim…
Gecenin 03:35’inde Daha Doğmamış Bir Senden Korkuyorum.
Çünkü Biliyorum Ki Tüm Ruhumu Ve Bedenimi Sana Adayacağım!
Ve Belki De En Çok Ben…
Hata Yapmaktan Ve Seni Incitmekten Korkuyorum.
Belki De En Büyük Korkum, Tüm Manaları Sana Yükleyememek, Seni Eksik Ve Yarım Bırakmak.
Bilmiyorum Venüs’üm, Bilemiyorum Bebeğim…
Zaman Bizimle Beraber.
Seni Seviyorum Sonsuza Dek!
...zor Günlerin Arefesindeyim Ve Bu sanki Bana Hiç Bitmeyecekmiş Gibi Geliyor,
Senin Telaşınla Ve Merakınla Dakikaları Sayarken, Içimdeki Korku Dağları Erişilmez Oluyor .
Sen Gelene Kadar Bütün Savaşları Bitirmek Istiyordum Ama Henüz Bitmedi, Başaramadım, Galip Gelemedim Ve Şu An Sadece Direniyorum.
Senin En Güzel Günlerinde, En Eşsiz Ve Mükemmel anlarında Yanında Olmalıyım, Çünkü Bunun Tekrarı Yok!
Belki De Hayata Sadece Bunu Yaşamak Için Geldim…
Gecenin 03:35’inde Daha Doğmamış Bir Senden Korkuyorum.
Çünkü Biliyorum Ki Tüm Ruhumu Ve Bedenimi Sana Adayacağım!
Ve Belki De En Çok Ben…
Hata Yapmaktan Ve Seni Incitmekten Korkuyorum.
Belki De En Büyük Korkum, Tüm Manaları Sana Yükleyememek, Seni Eksik Ve Yarım Bırakmak.
Bilmiyorum Venüs’üm, Bilemiyorum Bebeğim…
Zaman Bizimle Beraber.
Seni Seviyorum Sonsuza Dek!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
