17 Temmuz 2019 Çarşamba

Venüs'ün geri dönüş gecelerinden biri...


Yazacak çokta fazla bir şeyimin olmamasına rağmen gecenin 03:48’inde bilgisayarı açtım…
Akşam uyuyakalmışım Venüs’ün uyumasını beklerken, en son hatırladığım saatin 22:40 civarı olmasıydı.
Seda yanıma geldiğinde 23:30, sonra Venüs’ün uyanma çığlığını duyduğumuda 00:40..
Sonrası zaten klasik, Venüs’ün ısrarla uyumaması, beni istemesi, benim alıp evi dolaştırarak karanlıkta uyuduğunu sanmam ve bir ileri bir geri derken Venüs yine beni bırakmadı ve uyumadı. Uyur gibi yapıp asla uyumuyor, bir salona bir odaya bir diğer odaya derken kollarım bitap düştü.
En son Seda’ya verip balkona gidip yere oturdum, ama ısrarla 30 dakikadan fazla bir süre evi yıktı geçirdi… ‘’ben babamı istiyorum’’ ‘’anne beni babama götür’’ ‘’gidelim anne gidelim, babama gidelim’’ … ayakkabılarını indirmiş kapıda sokağa çıkmaya çalışıyor saat 02:00 suları…
Yerinde zıplayıp gırtlağı yırtılarcasına beni istiyor, artık pes etmeyeceğine yine emin olduktan sonra çıkıp aldım ve sarıldım, saniyesinde sustu.
Mutfağa gidip bir kahve yaptım, kucağımdaydı… ama sakinleşmeye başlamıştı, sanki 2 sn önce bağıran ağlayan ortalığı yıkan o değildi. Kahveyi ve sigaramı alıp balkona çıktım, hava serin ve hayvanlar alemi korosu vardı; horozlar, kediler, martılar ve köpekler…
‘’baba hoyoz ü ürü üüü ötüyo bak’’ ‘’ben burdayım bişi yok, bişi yok ki’’ kendine geldi hızlı bir şekilde ve gözlerini açarak bunları söyledi. İyiydi Kızım.
Sigaramı içtikten sonra odaya girdik, biraz önce kök söktürdüğü annesine gitti, balkondaki hayvan seslerinden, horozdan bahsetti. Annesinin kucağında uyur gibi oldu, tam dibinde ayakta hazırolda duruyor ve bir sağa bir sola salınıyordum O’na bakarak. Önce uyur gibi oldu gözlerimin içine baka baka.
Sonra annesinin kucağından kalktı aniden 7-8 dakikalık bir uyuma denemesi sonunda, bana geldi ve kollarını açtı, ‘’al beni’’ iması ile beklerken hızlı bir şekilde kucağıma aldım, sonra 3’lü koltuğa gittik ve uzandık. Yorulmasa oturtmazdı asla koltukta, hemen kucağımdan soluma devirdi kendisini  ve uyumak için pozisyonlar denerken süt istedi. Annesi gidip ılık süt hazırladı ve getirdi. Sonra yanımdan sevinçli bir şekilde kalktı ve sütünü alıp tek başına 2’li koltuğa gidip uzanarak sütü vakumladı. 2 dakika içinde belki 1…sütü bitirdiği gibi tekrar yanıma geldi ve bana sarılarak huzurlu bir şekilde uyudu.
Seda’da ayak ucumda uyudu temkinli bir şekilde, tüm uykum kaçmıştı, saat 02:30’du yada 10 vardı.
Kolumu yastık yapmıştı, kolumu usulce ve korkarak başının altından aldım ve kalktım hızlı bir şekilde, benim başımı koyduğum yastığa hemen sarıldı gövdesini üstüne koyarak yastığa…
Ve orada da derinleşti uykusu, uzunca bir süre orada öylece huzurla uyudu.
Seda Venüs’ü aldıp gittiğinde 03:00’tü sanırım, sıkıntısız bir şekilde gittiler, Seda dönünce sarıldım ve öptüm, hadi sende git yat… sabah olmak üzere…

Cengiz Cansız
04:03

24 Mayıs 2019 Cuma

Can yakan duygular...

İnsan canından birini Allah'ın Huzuruna uğurladığında isyana ve duaya aynı anda her iki ucada çok yaklaşıyor.
Görünmeyen bir Yaratıcı vaden doldu, Haydi dediğinde!
Sevenleri için zaman duruyor...
Belki de hiç başlamıyor bir daha o Zaman dediğimiz süreç ...
Bilmiyoruz!
başımıza gelmeden kişiye özel bu ruh acısının bizde bırakacağı yıkımı, yeniden yaratım sürecini hiç bilmiyoruz.

Geçen sene dedemi, bu sene sedanın babaannesini ve bugünde beni iş hayatında yoktan vareden; mail atmayı, dilekçe yazmayı, vefayı öğreten 25 yıllık abimin babasını uğurladık Rabbimin huzuruna...
İnsan ne kadar çok severse ateş o denli ağır ve yakıcı oluyor sevenleri için...
Sıralı ölüm dediğimiz beklenti, bizi ne kadar çok hayalkırıklığına uğratırsa, o denli dalsız budaksız kalıyoruz acıların içinde...

Ve terki diyar eyleyenle hayallerimizi ne kadar az gerçekleştirdiysek o kadar çaresiz ve pişmanız.

Bu yazının bir amacı yok, benim gibi korkak birinin her gün kendini annesini babasını geceleri öldürüp öldürüp ağlayarak uyuduğu bu dünyada, değil bu yazının hiç bir cümlenin "sevdadan ve iyilikten başka" anlamı yok.

Bazen kaybetmek korkusundan öyle cahilce cümleler kuruyor ki zihnim...
Keşke diyorum Babalar ve Annelerden önce evlatlar kaybolsa... göğe çekilse...
Sonra anlıyorum ki böyle bencilce ve insafsız bir cümle olamaz.

Susuyorum.

Allah Ali Rıza Abime Sabrın en kuvvetlisini versin.
Bu en zor sınavdan evlatlarımız için en az yarayla çıkmak zorundayız.
Çaremiz yok.

15 Nisan 2019 Pazartesi

Özlemek Seni..

Her ne yaparsam yapayım, Sana olan özlemimi dindirecek bir zaman yok.
Saat gecenin 3'ü ve ben en çok geleceği düşünüyorum.
Seninle ne kadar çok zaman geçirirsem o kadar iyi Kızım...