Sanıırm iyi bir şey olmayacak hayatımda hiç...
Ya da iyi olanı batırıp içine sıçmak üzere yaratılmışım.
25 Aralık 2016 Pazar
7 Aralık 2016 Çarşamba
Venüs Günlükleri
Bugünü 7 Aralık olarak alabiliriz sanırım.
Eskiden gününde yazmak gibi bir alışkanlığım vardı geceleri tanımadan önce...
En azından yazmaya 21-22:00 sularında başlardım, ama artık günü hep kaçırıyorum iş yüzünden ve orjinal tarihi kaçırıyorum, şu an olduğu gibi...
Belki de bunlar takıntıdır ve bir önemi yoktur bilmiyorum. Neyse..
Sevgili Venüs'üm, gelmene o kadar az kaldı ki...
Şu an yan odada Annenin karnındasın ve yine her zaman olduğu gibi hareket halindesindir muhtemelen.
Odamı evin ortasındaki odaya taşıdık geçen hafta Erkan amcanla.
ve çalışma odamı sana hazırlamaya başladık.
Behiye yengen ve Annen geçen haftasonu Eminönü'ne gittiler -10 derece havada :) ve oda süslerini aldılar :) Behiye yengen bizden heyecanlı :) O da bir Melek bilesin! Senin doğum odanın hazırlıklarını bizzat Erkan amcan ve Behiye yengen yapıyor adeta...
ve umarım Tan'la öz kardeş gibi büyürsünüz... bu da benim temennim.
ve Deden, bugün annem ve anneni de alarak Modoko'ya gittiler, senin cici mobilya takımını ve yatağını bugün aldılar... bugün gideceklerini bilmiyordum ama bugüne kısmetmiş.
Deden rekor bir ödeme yaptı senin için :) 1142 $ 'a oda takımının siparişini vermişler ve yarısını da ödemiş deden.
Açık söylemek gerekirse bu kadarını beklemiyordum, ben yine güzel ve pahalı bulduğum başka modellere bakarken, deden en iyisini anında almış, annen ve annemde beğenince...
Keşke seni daha önce dünyaya getirseydik dedim.. ve diyorum, onlarla daha fazla zaman geçirme şansın olurdu.
Allah anneme ve babama sağlıklı, dinç ve uzun ömür versin inşallah.
Anne Baba sevgisi çok fena kızım, ismini bu haliyle yazarken bile gözlerim doluyor... :/
Neyse, bugünü not düşmek istedim Bebeğim.
Sende benim Bebeğim olarak kalacaksın sonsuza dek.
Daha doğmadan seninle ayrılacağımız günü düşünüyorum, kesinlikle saçmalıyorum.
Bana bakma sen :)
Allah'a bak! O da sana baksın inşallah.
Sen kusursuz olacaksın.
Eminim...
Baban
03:08
08 Aralık 2016
Eskiden gününde yazmak gibi bir alışkanlığım vardı geceleri tanımadan önce...
En azından yazmaya 21-22:00 sularında başlardım, ama artık günü hep kaçırıyorum iş yüzünden ve orjinal tarihi kaçırıyorum, şu an olduğu gibi...
Belki de bunlar takıntıdır ve bir önemi yoktur bilmiyorum. Neyse..
Sevgili Venüs'üm, gelmene o kadar az kaldı ki...
Şu an yan odada Annenin karnındasın ve yine her zaman olduğu gibi hareket halindesindir muhtemelen.
Odamı evin ortasındaki odaya taşıdık geçen hafta Erkan amcanla.
ve çalışma odamı sana hazırlamaya başladık.
Behiye yengen ve Annen geçen haftasonu Eminönü'ne gittiler -10 derece havada :) ve oda süslerini aldılar :) Behiye yengen bizden heyecanlı :) O da bir Melek bilesin! Senin doğum odanın hazırlıklarını bizzat Erkan amcan ve Behiye yengen yapıyor adeta...
ve umarım Tan'la öz kardeş gibi büyürsünüz... bu da benim temennim.
ve Deden, bugün annem ve anneni de alarak Modoko'ya gittiler, senin cici mobilya takımını ve yatağını bugün aldılar... bugün gideceklerini bilmiyordum ama bugüne kısmetmiş.
Deden rekor bir ödeme yaptı senin için :) 1142 $ 'a oda takımının siparişini vermişler ve yarısını da ödemiş deden.
Açık söylemek gerekirse bu kadarını beklemiyordum, ben yine güzel ve pahalı bulduğum başka modellere bakarken, deden en iyisini anında almış, annen ve annemde beğenince...
Keşke seni daha önce dünyaya getirseydik dedim.. ve diyorum, onlarla daha fazla zaman geçirme şansın olurdu.
Allah anneme ve babama sağlıklı, dinç ve uzun ömür versin inşallah.
Anne Baba sevgisi çok fena kızım, ismini bu haliyle yazarken bile gözlerim doluyor... :/
Neyse, bugünü not düşmek istedim Bebeğim.
Sende benim Bebeğim olarak kalacaksın sonsuza dek.
Daha doğmadan seninle ayrılacağımız günü düşünüyorum, kesinlikle saçmalıyorum.
Bana bakma sen :)
Allah'a bak! O da sana baksın inşallah.
Sen kusursuz olacaksın.
Eminim...
Baban
03:08
08 Aralık 2016
30 Kasım 2016 Çarşamba
Aralık 1 - Kayıplar ve Yaratılış
Lightnin' Hopkins - Woke Up This Morning...
hissettiğinden fazlası değil, işte şu an!
başlıyoruz yine...
''Uzun zaman olmuş, doğru düzgün yüzleşmemişim meğer kendimle.
unutmuşum aslında insanlığımı kendi içimde de, farkında bile değilmişim.
Beni ben yapan şeylerden, sanatsal ve yaratıcılık babında bir bir uzaklaşmışım...
Öyle ki, farklı başlıklar altında yazdığım 5-6 blogtaki yazıları okuyunca, geçmişle bugün arasında Cengiz bağlantısını kuramadım.
O günleri hissedemedim, bugünü hissetmediğim gibi.
Tüm bunların sebebi Kaybedenler Kulübü'ne zorunlu giriş diyebiliriz...
Sebepler;
- Aslında benim gibi düz ve yalın bir adamı, sırf nefes alıyorum diye bırakan puşt arkadaşlarım ilk suçlu hayatımda. Alevi değilim ve bu sorun oluyor. 10 senedir yoklar. Tekim...
- Halis'in şirketi kurdurup siktirolup gitmesi de nihayet şu an satırlara girmiş durumda. Ömür boyu affetmeyeceğim, ama içimde tutmaya devam edeceğim. Ölüme yakın bu üzüntümü söylerim. Sayesinde tek başıma şirketin tonlarca borcu ve zorluğu ile savaşıyorum. Şaka gibi... Bana şirketi kurduran, borca sokup ofisten gitmeme sebep olan adam yok ortada, kendi lüksünü ve konforunu yaşıyor... Ama bu onu sevmememe engel değil.
- ve ölümlü dünyada olgunluğumdaki ilk ciddi kayıp!
Dedem... artık aramızda değil.
Bu hususta farklı notlarım var ama o kadar acı ve telaş içindeyim ki, yasımı bile eksik ve sıkıcı tutabiliyorum.
Beni disipline eden ve Tanrısal manada ciddi katkısı olan adam artık Cennet'te. Buraya Cennet yazdım, çünkü gideceğine çok inanıyor ve çokta hissediyorum. Yoksa boş beleş sanatçı uğurlaması gibi ışıklar içinde gitsin, kıçına fitil taksın demem, o kafada değiliz.
- Ve ve ve... Venüs;
Bir sonra ki yazıda kendini bulacaksın.
hissettiğinden fazlası değil, işte şu an!
başlıyoruz yine...
''Uzun zaman olmuş, doğru düzgün yüzleşmemişim meğer kendimle.
unutmuşum aslında insanlığımı kendi içimde de, farkında bile değilmişim.
Beni ben yapan şeylerden, sanatsal ve yaratıcılık babında bir bir uzaklaşmışım...
Öyle ki, farklı başlıklar altında yazdığım 5-6 blogtaki yazıları okuyunca, geçmişle bugün arasında Cengiz bağlantısını kuramadım.
O günleri hissedemedim, bugünü hissetmediğim gibi.
Tüm bunların sebebi Kaybedenler Kulübü'ne zorunlu giriş diyebiliriz...
Sebepler;
- Aslında benim gibi düz ve yalın bir adamı, sırf nefes alıyorum diye bırakan puşt arkadaşlarım ilk suçlu hayatımda. Alevi değilim ve bu sorun oluyor. 10 senedir yoklar. Tekim...
- Halis'in şirketi kurdurup siktirolup gitmesi de nihayet şu an satırlara girmiş durumda. Ömür boyu affetmeyeceğim, ama içimde tutmaya devam edeceğim. Ölüme yakın bu üzüntümü söylerim. Sayesinde tek başıma şirketin tonlarca borcu ve zorluğu ile savaşıyorum. Şaka gibi... Bana şirketi kurduran, borca sokup ofisten gitmeme sebep olan adam yok ortada, kendi lüksünü ve konforunu yaşıyor... Ama bu onu sevmememe engel değil.
- ve ölümlü dünyada olgunluğumdaki ilk ciddi kayıp!
Dedem... artık aramızda değil.
Bu hususta farklı notlarım var ama o kadar acı ve telaş içindeyim ki, yasımı bile eksik ve sıkıcı tutabiliyorum.
Beni disipline eden ve Tanrısal manada ciddi katkısı olan adam artık Cennet'te. Buraya Cennet yazdım, çünkü gideceğine çok inanıyor ve çokta hissediyorum. Yoksa boş beleş sanatçı uğurlaması gibi ışıklar içinde gitsin, kıçına fitil taksın demem, o kafada değiliz.
- Ve ve ve... Venüs;
Bir sonra ki yazıda kendini bulacaksın.
26 Kasım 2016 Cumartesi
Babam'a...
yaşarken acısıyla kaybetmenin
hep bir yanım eksik
bir yanım muamma baba
yolda yürürken geceleyin
aklımda çocukluğumda söylediğin
iki çift cümle
hep mi esir olur en içten bir çocuk
esrik gider babaya boynu bükük
ben öyleydim işte giderken babama
bir yanım eksik, boynum bükük
ey babacım
sana yazılan şiirde devrik
hayatta eksik
bize verdiğin sessiz öğütten biz
alacağımızı aldıkta büyüdük
şimdi diyorum ki resmine bakarak
ne büyük ödülsün bize
nefes aldığımız hergün
senin emanetinle yürüdük.
Şükürler olsun Babamız olduğun güne!
19 Nisan 2014 / 14:36
22 Temmuz 2016 Cuma
Yapabilmek edebilmek
... geçmiş blogları okudum, daha önce yazdıklarımı.
kendini tekrarlayan adam diye bir blog açıp hepsini oraya taşısam aslında daha isabetli olabir belki de...
değişen birşey yok pek.
hatta bazen kendimden çok kızı da peşimden sürükleyip,
aşkla başladığımız yolda nefes aldıramayışım geliyor.
iş hayatıyla alakalı endişelerimi düşündüğümde 'kendime denedim' en azından diyorum.
hemde sağlam denedim.!
Bir bok değilken, kafa tutuşum geliyor dünyaya.
Ama yemedi açık söylemek gerekirse, ki bu satırı yazarken yarım dudak sırıttım...
Şu an çok üzgün ve yeniğim, haliyle yaşta 38 olduğu için, ilerleyen yıllarda mağlupluk çok daha ağır geliyor.
Şu an kaldıramıyorum, kaçacak delik olsa gerçekten kaçardım!
Ama çıkış yok!
Üstelik adını henüz kestiremediğim veliahtım geliyor Venüs / Uzay :) acaba hanginiz gelecek önce merak ediyorum aslında çocuklar :)
Bu satırlar sizi ilk defa andığım satırlar oluyor aynı zamanda :)
El yazısına düşkün babanız eliyle size bunları ulaştıramadığı için son derece üzgün emin olabilirsiniz.
Kaos içinde bir sene anneniz size hamile kaldı, yine sürpriz yaparak.
Gelişinizin haberini aldıktan kısa süre sonra babanız siz daha 3 aylık olmamışken iflas etti.
Ülkenin heryerinde Atatürk Havalimanı dahil bombalar patladı, yüzlerce insan öldü/yaralandı.
Ülkede Darbe oldu, Ohal ilan edildi.
Bizde turizmci olduğumuz için dibe oturduk özetlemek gerekirse.
ve babanız şu an köşeye sıkışmış durumda çıkış yolu arıyor siz dünyaya sağlıklı gelin diye.
Umarım başarırım size layık bir hayat sunmayı ve yaşatmayı.
Bugün cumartesi, izinliyiz sedayla.
Evde oturup dinleniriz sanırım, ama ne var ki, benim için dinlenmek yok.
Beynimi zorlamaktan başka bir şey yapmıyorum, çünkü maddi refaha ulaşmak için bir yol açmak zorundayım.
Krizi burada yaşamamak için yazıma son veriyorum.
04:04
23 Temmuz 2016
kendini tekrarlayan adam diye bir blog açıp hepsini oraya taşısam aslında daha isabetli olabir belki de...
değişen birşey yok pek.
hatta bazen kendimden çok kızı da peşimden sürükleyip,
aşkla başladığımız yolda nefes aldıramayışım geliyor.
iş hayatıyla alakalı endişelerimi düşündüğümde 'kendime denedim' en azından diyorum.
hemde sağlam denedim.!
Bir bok değilken, kafa tutuşum geliyor dünyaya.
Ama yemedi açık söylemek gerekirse, ki bu satırı yazarken yarım dudak sırıttım...
Şu an çok üzgün ve yeniğim, haliyle yaşta 38 olduğu için, ilerleyen yıllarda mağlupluk çok daha ağır geliyor.
Şu an kaldıramıyorum, kaçacak delik olsa gerçekten kaçardım!
Ama çıkış yok!
Üstelik adını henüz kestiremediğim veliahtım geliyor Venüs / Uzay :) acaba hanginiz gelecek önce merak ediyorum aslında çocuklar :)
Bu satırlar sizi ilk defa andığım satırlar oluyor aynı zamanda :)
El yazısına düşkün babanız eliyle size bunları ulaştıramadığı için son derece üzgün emin olabilirsiniz.
Kaos içinde bir sene anneniz size hamile kaldı, yine sürpriz yaparak.
Gelişinizin haberini aldıktan kısa süre sonra babanız siz daha 3 aylık olmamışken iflas etti.
Ülkenin heryerinde Atatürk Havalimanı dahil bombalar patladı, yüzlerce insan öldü/yaralandı.
Ülkede Darbe oldu, Ohal ilan edildi.
Bizde turizmci olduğumuz için dibe oturduk özetlemek gerekirse.
ve babanız şu an köşeye sıkışmış durumda çıkış yolu arıyor siz dünyaya sağlıklı gelin diye.
Umarım başarırım size layık bir hayat sunmayı ve yaşatmayı.
Bugün cumartesi, izinliyiz sedayla.
Evde oturup dinleniriz sanırım, ama ne var ki, benim için dinlenmek yok.
Beynimi zorlamaktan başka bir şey yapmıyorum, çünkü maddi refaha ulaşmak için bir yol açmak zorundayım.
Krizi burada yaşamamak için yazıma son veriyorum.
04:04
23 Temmuz 2016
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)