İnsan istediklerini alamadığı zaman, neyin ne olduğunun pek farkında olmuyor.
Keza benim içinde seneler bir bakıma öyle geçiyor denilebilir aslında.
Ama yaşıyorumda, sevinçlerim mutluluklarım yok değil var, ama benim gözümde nasıl bir değere sahip pek anlamlandıramıyorum.
Kıymetli olan şeyin ne olduğunu bilmekle,
Zamana bir kıymet yüklemek arasında ciddi fark var.
Zamana kıymeti kendi yaşınızla ve önünüzdeki muhtemel risklere göre hesaplayıp yükleyebiliyorsunuz.
Yoksa eşimin, kızımın ve ana babamın olduğu bir hayat elbette ki sonsuz derecede kıymetli ve özel.
Her saniyesi çok çok değerli.
Ama ben ne istiyorum bu hayattan? sorusunun cevabı bayatladı artık.
Gerçek ve nitelikli bir cevabı var mıydı ondan da pek emin değilim açıkcası.
Şimdi gelelim 2019'a...
- Erkan'ın taşınması ve ardından ailesini de aldırması benim için üzücü oldu
- İşle alakalı koyduğum ara durakların ve hedeflerin tutmaması benim için üzücü oldu
- Bütün sene koşturup tatile çıkamamak biraz üzücü oldu
- Çok çalışıp yorulmak ve nefes alacak zamanı yaratamamak üzücü oldu
- Sağlık pozisyonumuzun pozitif olması daima sevindirmiştir beni, 2 defa kızımın gribi dışında bir problem yaşamadık, sonuncusunda ağır patladık annemde dahil. Genel olarak iyiyiz.
- Venüs'ün kreşe başlaması, duygusal açıdan beni yorsa da mutluyum.
- Kasım ayında bizimkilerle Bodrum'da bir hafta zaman geçirmek keyifliydi.
- Senenin son haftaları işin açılması ve kickback hedefini tutturmuş olmak keyifliydi.
- Ankara'da kayınço'nun yanında olmak keyifliydi ama hanımın hasta olarak yeni seneye girmesi keyfimi kaçırdı.
Yarın devam edeceğim....
03:27 içerden tuhaf sesler geliyor. depremi yaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder